TÜRKİYE EMEKLİLER DERNEĞİ BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRİSİ

Türkiye Emekliler Derneği Başkanlar Kurulu Toplantısı, 8-9 Mart 2019 tarihlerinde Ankara’da Genel Merkez Toplantı Salonu’nda yapılmıştır. Ülkenin ve emeklilerin gündemindeki konuların değerlendirildiği TÜED Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda; yerel seçimlerin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olması temennisinde bulunulmuştur. Belediyelerden; emeklilerin ekonomik ve sosyal sorunlarına daha çok önem verilmesinin talep edildiği, Başkanlar Kurulu toplantısında, 2019 yılının Cumhurbaşkanımız tarafından “Yaşlılık Yılı” ilan edilmesi emeklilere ve yaşlılara verilen bir önem olarak değerlendirilmiştir. Yaşlılık yılı nedeniyle Cumhurbaşkanımızın himayelerinde “1. Yaşlılık Şurası” Genel Yönetim Kurulumuzun da katılımıyla, Ankara’da toplanmıştır. Şuranın yaşlımızın ve emeklilerimizin sorunlarına Cumhurbaşkanlığı katında bütüncül çözüm getireceği inancındayız. Birleşmiş Milletler Yaşlı Hakları Çalışma Komisyonu’nda görev alan Derneğimiz, Şura çalışmalarına yaşlı hakları konusunda destek vermiştir.
Başkanlar Kurulu Toplantısında müzakere edilen konulara ilişkin taleplerimiz şu şekilde sıralanmıştır:
 Mahalli İdarelerde görev alacak yöneticiler; emekli ve yaşlılara sahip çıkacak politikalara öncelik vererek, Anayasamızın 10. Maddesindeki yaşlılarımıza yönelik “pozitif ayrımcılık” doğrultusunda projeler üretmeli, yaşlı ve emeklilerimizin toplumsal ve kamusal yaşamda aktif olarak yer almaları sağlanmalıdır. Özellikle, 65 yaş ve üzerine ücretsiz ulaşım hakkının kanunun öngördüğü şekilde her yerde aynı şekilde uygulanması
gerekmektedir. Bu konuda Derneğimizin talepleri adaylara ulaştırılmıştır.
 Emekli aylıklarında eşitsizliğe çözüm getirilmesi için 2000 sonrasında emekli olanların intibakları yapılmalıdır. Prim kazançları ve prim ödeme gün sayıları aynı olanlara, emekli oldukları tarihlere bakılmaksızın, intibak kriterleri belirlenerek emekli aylıkları yeniden hesaplanmalıdır. 2000 öncesi emeklilere yapılan intibak kuralları, aynı şekilde 2000 sonrasında emekli olanlara da uygulanmalıdır.
 Emekli aylıklarının hesaplanmasında temel bir kriter olan gelişme hızında yapılan değişikliklerin emekli
aylıklarının hesaplanmasında dikkate alınmaması, emekli aylıklarında kayıplara neden olmuştur. Bu nedenle, 2000 sonrası intibak daha da önem kazanmıştır.
 2000 sonrası dönemde emekli olanların taban aylıklarına ilişkin seri bilinmemektedir. Aylıkların, 1000 liranın altında kalmasının yarattığı mağduriyete çözüm olarak getirilen ve Şubat 2019 itibariyle ödenen 1000 lira yetersiz kalmıştır. Esas olan taban aylıkların günün koşullarına göre tespit edilmesidir. Asgari emekli aylığının insanca yaşamaya yetecek bir seviyede belirlenmesi öncelikli taleplerimizdendir.
 2000 sonrası dönemde emekli olanların emekli aylıklarının karma bir sistemle hesaplanmasının getirdiği kayıplara çözüm getirilmelidir. Karma bir sistem yerine bütün dönemleri kapsayan tek bir emekli aylığı
hesaplanması benimsenmeli, sigortalı süre artıkça emekli aylıkları da artmalıdır. Bunun yapılması için aylık bağlama oranları ve güncelleme katsayılarında eşitlik sağlanmalıdır. Bu şekilde, emekli aylıkları arasındaki
eşitsizlik ve dönemsel adaletsizliklere de çözüm getirilmiş olacaktır.
 Gelir ve aylıkların artışında, altı aylık tüfe oranlarının dikkate alınması, aylıkları düşük kalan emeklileri korumaktan uzak kalmıştır. 407 maddeden oluşan enflasyon sepetinin, emeklilerin harcamalarını temsil yüzdesi sınırlı kaldığından, genel enflasyona göre yapılan artışlar yetersiz kalmıştır. Emeklilerin gıda harcaması payı, yüzde 38 olmasına rağmen tüfe sepetindeki oran düşük kaldığından, genel enflasyonu aşağıya çeken bir özellik göstermektedir. Bu nedenle, ücretliler ve aylık alanların harcamalarını esas alan ücretliler geçinme endeksi oluşturulmalıdır. TÜİK tarafından yapılan hesaplamalar, emeklileri mağdur eden bir uygulamaya dönüşmüştür.
 KDV ve ÖTV oranları yüzde 8-18 arasında değişmesine rağmen, emeklilere vergi iadesi karşılığı olarak ödenen ek ödeme yüzdeleri olan 4-5 arasında değişen oranlar, en az yüzde 8-9’a yükseltilmelidir. 2006 öncesi dönemde, emeklilerin harcamalarına yüzde 15 vergi iadesi yapılması dikkate alındığında, ek ödeme oranları yetersiz kalmıştır. Bu uygulamayla, emekliler vergi iadesi mağduru olmuştur.
 Emeklilere dini bayramlar öncesinde ödenen ikramiyeler, 2019 yılı ve sonraki yıllar için emekli aylıkları artışına endekslenerek güncellenmelidir.
 Sağlık hizmeti alınmasında aylıklarından kesilmekte olan katkı payları, emekliler üzerinde büyük bir yük olmuştur. Emekli aylıklarının yetersiz kaldığı bir dönemde, ikinci kez sağlık primi ödemesine dönüşen katkı paylarından, emekliler muaf tutulmalıdır.
 Sosyal güvenlik sisteminin normu gereğince, kamu çalışanlarına ödenen aile yardımı, tüm emeklilere de, aile yardımı desteği olarak getirilmelidir.

Belediyelerden; emeklilerin ekonomik ve sosyal sorunlarına daha çok önem verilmesinin talep edildiği, Başkanlar Kurulu toplantısında, 2019 yılının Cumhurbaşkanımız tarafından “Yaşlılık Yılı” ilan edilmesi emeklilere ve yaşlılara verilen bir önem olarak değerlendirilmiştir. Yaşlılık yılı nedeniyle Cumhurbaşkanımızın himayelerinde “1. Yaşlılık Şurası” Genel Yönetim Kurulumuzun da katılımıyla, Ankara’da toplanmıştır. Şuranın yaşlımızın ve emeklilerimizin sorunlarına Cumhurbaşkanlığı katında bütüncül çözüm getireceği inancındayız. Birleşmiş Milletler Yaşlı Hakları Çalışma Komisyonu’nda görev alan Derneğimiz, Şura çalışmalarına yaşlı hakları konusunda destek vermiştir.
Başkanlar Kurulu Toplantısında müzakere edilen konulara ilişkin taleplerimiz şu şekilde sıralanmıştır:
 Mahalli İdarelerde görev alacak yöneticiler; emekli ve yaşlılara sahip çıkacak politikalara öncelik vererek, Anayasamızın 10. Maddesindeki yaşlılarımıza yönelik “pozitif ayrımcılık” doğrultusunda projeler üretmeli, yaşlı ve emeklilerimizin toplumsal ve kamusal yaşamda aktif olarak yer almaları sağlanmalıdır. Özellikle, 65 yaş ve üzerine ücretsiz ulaşım hakkının kanunun öngördüğü şekilde her yerde aynı şekilde uygulanması
gerekmektedir. Bu konuda Derneğimizin talepleri adaylara ulaştırılmıştır.
 Emekli aylıklarında eşitsizliğe çözüm getirilmesi için 2000 sonrasında emekli olanların intibakları yapılmalıdır. Prim kazançları ve prim ödeme gün sayıları aynı olanlara, emekli oldukları tarihlere bakılmaksızın, intibak kriterleri belirlenerek emekli aylıkları yeniden hesaplanmalıdır. 2000 öncesi emeklilere yapılan intibak kuralları, aynı şekilde 2000 sonrasında emekli olanlara da uygulanmalıdır.
 Emekli aylıklarının hesaplanmasında temel bir kriter olan gelişme hızında yapılan değişikliklerin emekli
aylıklarının hesaplanmasında dikkate alınmaması, emekli aylıklarında kayıplara neden olmuştur. Bu nedenle, 2000 sonrası intibak daha da önem kazanmıştır.
 2000 sonrası dönemde emekli olanların taban aylıklarına ilişkin seri bilinmemektedir. Aylıkların, 1000 liranın altında kalmasının yarattığı mağduriyete çözüm olarak getirilen ve Şubat 2019 itibariyle ödenen 1000 lira yetersiz kalmıştır. Esas olan taban aylıkların günün koşullarına göre tespit edilmesidir. Asgari emekli aylığının insanca yaşamaya yetecek bir seviyede belirlenmesi öncelikli taleplerimizdendir.
 2000 sonrası dönemde emekli olanların emekli aylıklarının karma bir sistemle hesaplanmasının getirdiği kayıplara çözüm getirilmelidir. Karma bir sistem yerine bütün dönemleri kapsayan tek bir emekli aylığı
hesaplanması benimsenmeli, sigortalı süre artıkça emekli aylıkları da artmalıdır. Bunun yapılması için aylık bağlama oranları ve güncelleme katsayılarında eşitlik sağlanmalıdır. Bu şekilde, emekli aylıkları arasındaki
eşitsizlik ve dönemsel adaletsizliklere de çözüm getirilmiş olacaktır.
 Gelir ve aylıkların artışında, altı aylık tüfe oranlarının dikkate alınması, aylıkları düşük kalan emeklileri korumaktan uzak kalmıştır. 407 maddeden oluşan enflasyon sepetinin, emeklilerin harcamalarını temsil yüzdesi sınırlı kaldığından, genel enflasyona göre yapılan artışlar yetersiz kalmıştır. Emeklilerin gıda harcaması payı, yüzde 38 olmasına rağmen tüfe sepetindeki oran düşük kaldığından, genel enflasyonu aşağıya çeken bir özellik göstermektedir. Bu nedenle, ücretliler ve aylık alanların harcamalarını esas alan ücretliler geçinme endeksi oluşturulmalıdır. TÜİK tarafından yapılan hesaplamalar, emeklileri mağdur eden bir uygulamaya dönüşmüştür.
 KDV ve ÖTV oranları yüzde 8-18 arasında değişmesine rağmen, emeklilere vergi iadesi karşılığı olarak ödenen ek ödeme yüzdeleri olan 4-5 arasında değişen oranlar, en az yüzde 8-9’a yükseltilmelidir. 2006 öncesi dönemde, emeklilerin harcamalarına yüzde 15 vergi iadesi yapılması dikkate alındığında, ek ödeme oranları yetersiz kalmıştır. Bu uygulamayla, emekliler vergi iadesi mağduru olmuştur.
 Emeklilere dini bayramlar öncesinde ödenen ikramiyeler, 2019 yılı ve sonraki yıllar için emekli aylıkları artışına endekslenerek güncellenmelidir.
 Sağlık hizmeti alınmasında aylıklarından kesilmekte olan katkı payları, emekliler üzerinde büyük bir yük olmuştur. Emekli aylıklarının yetersiz kaldığı bir dönemde, ikinci kez sağlık primi ödemesine dönüşen katkı paylarından, emekliler muaf tutulmalıdır.
 Sosyal güvenlik sisteminin normu gereğince, kamu çalışanlarına ödenen aile yardımı, tüm emeklilere de, aile yardımı desteği olarak getirilmelidir.