ANAYASA MAHKEMESİ, DUL VE YETİM AYLIĞIN BİRLİKTE ÖDENMESİNE KARAR VERDİ

BAĞ-KUR mevzuatında ikinci aylık olarak yetim aylığı bağlamasını engelleyen maddeleri mülkiyet ihlali olarak değerlendiren Anayasa Mahkemesi kararı karşısında, SGK ve TBMM, yasal düzenlemeler yapmalıdır.

 

Sosyal güvenlik hakları, mülkiyet hakkı gibi görülmediğinden, birden çok aylığın ödenmesini engelleyen sigorta mevzuatının yeniden ele alınması gerekir. Kanunlar yapılırken, Anayasaya aykırılık yönünden gerekli incelemelerin yapılmaması, sosyal hukuk devletine zarar vermektedir. Bu gerçeği gören Anayasa Mahkemesi, en son verdiği kararla bir hakkın teslim edilmesini güvence altına almıştır.

 

Yetim aylığı iptal edilen ve borç çıkarılan hak sahibinin bireysel başvurusunu inceleyen Anayasa Mahkemesi, ders niteliğinde bir karara imza atmıştır.

 

İnceleme Sonucunda kararın gerekçesinde şu tespitler yapılmıştır.

 

“1479 sayılı BAĞ-KUR Kanunun 45. ve 46. maddeleri, hak sahiplerine ikinci aylığın bağlanmasını engellediğinden, bir hakkın ihlal edilmesini öngörmektedir. Bu maddelere göre, eşinden aldığı aylığın asgari ücretin üzerinde ise, yetim aylığı bağlanmıyor. Diğer kurumlardan aylık alınması durumunda da, ikinci aylık bağlanmıyor ve yüksek olan aylığın tercih edilmesi isteniyor. Yetim kız çocuğuna aylık bağlanmasını engelleyen bu hükümler, hak kaybına neden olmaktadır. Bu maddeler, anayasaya aykırılık teşkil etmektedir. Uygulayıcı durumunda olan SGK, işçi, esnaf ve memur emeklileri arasında eşitliği sağlamakla yükümlü olmalıdır. Bu tür hak ihlalleri olduğunda, yargıya başvurulması durumunda içtihat birliğinin olması gerekir. Yerel mahkemeler ve Yargıtay, farklı kararlar vermemelidir.

 

Anayasa Mahkemesi, bu maddeleri ve yetim aylığı bağlanmasını engellediğinden, Anayasanın 35. Maddesine göre mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirmiştir.

 

Anayasa Mahkemesi’nin kararında, yetim aylığının bağlanmasında temel kural olan evli olmama, sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama ve bu kapsamdaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama gibi şartlar dışında engelleyici hükümlerin geçersizliğine yer vermiştir.

 

SGK ve TBMM, Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararını dikkate alarak hak ihlallerinin önüne geçecek yasal düzenlemeleri biran evvel yapmalı ve engelleyici hükümler kaldırılmalıdır.