2019 YILINDA EN AZ EMEKLİ AYLIĞI 1000 TL OLARAK ÖDENECEK

Sosyal güvenlik sisteminin uygulamalarına bakıldığında; 2008 sonrasında emekli olanların mağdur olduğu dikkat çekmektedir. Bunun en temel nedeni, emekli aylığı hesaplanma kriterlerinin dönemsel farklılıkları öngörmesidir. 1 Ekim 2008 itibariyle yürürlüğe giren ve emekli aylığı hesaplanma parametreleri olan primlerin güncellenme katsayısı ve aylık bağlama oranının önceki dönemlerde yürürlükte olan kanun hükümlerine göre düşürülmesi, emekli aylıklarının da düşmesine yol açmıştır.

Hükümetler, bu mağduriyeti bazı yıllarda seyyanen zamlar yaparak gidermeye çalışmıştır. Örneğin; 2010 yılı birinci altı ayda, 2011 yılı birinci altı ayda, 2015 yılı ikinci altı ayda ve 2016 yılı birinci altı ayda seyyanen zamlar ile emekli aylıklarında kısmi iyileştirmeler yapılmıştır. Asgari ücret üzerinden prim ödemiş ve 2000 sonrasında emekli olanların aylıkları 1250-1500 lira arasında ödenmektedir. Prim kazançları ve prim ödeme gün sayıları bakımından benzer durumda olan 2017 ve 2018 yıllarında emekli olan 103 bin emeklinin aylığı 1000 liranın altında kaldığından, Hükümet bu kapsamda olan emeklilerin aylıklarını düzeltmek ve iyileştirme yerine Şubat 2018 itibariyle en az emekli aylığı ödemesini 1000 liraya yükseltmiştir. 18 Ocak 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7161 sayılı Kanunun 42. maddesine bakıldığında; 800 lira aylığı olan bir emeklinin aylığı 2019 ve 2020 yıllarında emekli aylıklarına yapılan zamlarla birlikte 1000 liraya gelene kadar sürekli 1000 lira olarak ödenmesi, sorunu çözen bir yaklaşım olmamıştır.

Emekli aylıklarında eşitliğin sağlanması için çalışılan dönemlerdeki kanun hükümlerine göre karma sistem üzerinden emekli aylığı hesaplanmasına son verilmeli, bütün dönemleri kapsayan ve eşitliği öngören tek bir kriter üzerinden primlerin güncellenmesi ve aylık bağlama oranı tespit edilmeli ve emekli aylıkları hesaplanmalıdır. Bu standart getirilmediği sürece, yeni emekli olacakların cezalandırıldığı mevcut uygulamanın sürdürülmesi çok zor gözüküyor.

Çalışılan sigortalı süre arttıkça, emekli aylığını düşüren bir sistemin olmaması gerekir. Bu durum bile, kayıt dışı çalışmayı teşvik eden bir sistemdir. Sosyal güvenlik, kayıt dışı ile mücadele de en temel uygulama olarak değerlendirilmelidir. Emekli aylıklarında eşitliğin sağlanması için “5510 SAYILI KANUNDA DÖNÜŞÜM GEREKİYOR.”

Emekli aylıklarındaki farklılıklara son verilmesi için Türkiye Emekliler Derneği’nin intibak talebini de esas alan değişikliklere gidilmelidir. 6283 sayılı Kanunla 2000 öncesi SSK emeklilerine yapılan intibakın aynı kurallara göre 2000 sonrasında emekli olanlara da uygulanması, eşitlik ilkesi bakımından bir yükümlülük olarak değerlendirilmelidir.